Muğla’nın Milas ilçesine bağlı İkizköy’de Akbelen Ormanı ve çevresindeki zeytinlikleri maden genişlemesine karşı savunan genç aktivist Esra Işık, 31 Mart 2026’da tutuklandı. Acele kamulaştırma kararına karşı yürütülen bilirkişi keşfi sırasında protesto ettiği gerekçesiyle gözaltına alınan Işık, “görevi yaptırmama” suçlamasıyla tutuklanarak İzmir Şakran Cezaevi’ne sevk edildi. Tutukluluğuna itirazlar reddedilirken, bir sonraki duruşmanın 1 Haziran’da görülmesi bekleniyor. Yerel direnişçiler, Işık’ın tutuklanmasını doğa mücadelesini bastırma girişimi olarak değerlendiriyor.
Tutuklamanın ardından Türkiye’de geniş bir dayanışma oluştu. Ekoloji örgütleri, sendikalar, kadın dernekleri ve siyasi partilerden oluşan yüzlerce kurum ortak açıklamalar yayımlayarak Işık’ın derhal serbest bırakılmasını talep etti. Limak Holding önünde ve Akbelen nöbet alanında yapılan eylemlerde “Esra Işık serbest bırakılsın, ormanı savunmak suç değildir” sloganları yükseldi. Köylüler ve aktivistler, acele kamulaştırma kararına karşı hukuki mücadeleyi sürdürürken, Işık’ın direnişinin sembolleştiğini vurguluyor.
Destek sadece Türkiye ile sınırlı kalmadı. Dünyanın çeşitli ülkelerinden çevre ve insan hakları örgütleri, “Esra Işık’a özgürlük” çağrısı yapan küresel bir bildiri yayımladı. Brezilya, İngiltere, Yunanistan, Kenya, Hindistan ve Latin Amerika’dan onlarca kuruluşun imza attığı metinde, “Toprağı, ormanı ve yaşam alanlarını savunmak suç değildir. Esra Işık hemen serbest bırakılmalıdır” denildi. Uluslararası çağrıda, Türkiye’nin COP31 iklim zirvesi ev sahipliğiyle çelişen bu tutuklamaya son verilmesi istendi.
Aktivistler, Esra Işık’ın tutukluluğunun Akbelen direnişini bitiremeyeceğini belirtiyor. İkizköy’de nöbetler sürerken, “Zeytini, toprağı ve ormanı savunan herkes Esra’dır” mesajı veriliyor. Işık’ın avukatları ve ailesi, yargılamanın siyasi olduğunu savunarak tahliye taleplerini yeniliyor. Akbelen direnişi, yedinci yılında hem yerel hem küresel gündemde kalmaya devam ediyor.
İSTANBUL (UHA) - SEZGİN AKKOYUN
SON YAZILAR