Son Dakika

“SUYU VERİMLİ YÖNETMEK GIDANIN GELECEĞİNİ KORUMAKTIR”

TÜGİS Başkanı Kaan Sidar, kişi başına 1.300 metreküp su seviyesinin “su stresi” sınırında olduğunu belirterek, suyu verimli yönetmeden gıda arz güvenliğinin sağlanamayacağını vurguladı.

“Suyu Verimli Yönetmek Gıdanın Geleceğini Korumaktır”

Yağış rejimindeki değişim ve uzayan sıcak dönemler, tarımsal üretimin temel dayanağı olan su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Tarladan sofraya uzanan zincirin ilk halkasında yaşanan bu kırılganlık, gıda arz güvenliğini doğrudan etkiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TÜGİS (Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası) Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Sidar, iklim değişikliğini konuşmanın aynı zamanda üretimin sürekliliğini ve ülkenin su güvenliğini konuşmak anlamına geldiğini belirtti. Sidar, suyun verimli yönetilmemesi halinde gıda sisteminde kalıcı bir dayanıklılıktan söz edilemeyeceğini ifade etti.

Son yıllarda artan sıcaklıklar, düzensizleşen yağışlar ve sıklaşan kuraklık dalgaları, tarımsal üretimde öngörülebilirliği zayıflatıyor. Üretim planları büyük ölçüde su varlığına göre şekillenirken, suyun hem miktarındaki hem de zamanlamasındaki değişimler verim ve kalite üzerinde ciddi baskı oluşturuyor. TÜGİS, iklim değişikliğinin özellikle tarım ve su ekseninde ele alınmasının, gıda arz güvenliği açısından kritik önemde olduğuna dikkat çekerek konuyu kamuoyunun gündemine taşıdı. Açıklamada, mevcut risklerin yalnızca üreticiyi değil, tedarik zincirinin tamamını etkilediği vurgulandı.

2024 yılında ortalama 15,6 derece ile son yılların en sıcak döneminin yaşandığını hatırlatan Sidar, 2025 su yılında ise yağışların bir önceki yıla göre yüzde 29 oranında azaldığını bildirdi. Bu tablonun, riskin en başta toprakta ve su kaynaklarında büyüdüğünü gösterdiğini kaydeden Sidar, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre Türkiye’de kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarının 1.300 metreküp bandında bulunduğunu aktardı. Bu seviyenin uluslararası ölçütlere göre “su stresi” aralığında yer aldığını belirten Sidar, kullanılan suyun yaklaşık yüzde 77’sinin tarımsal sulamada değerlendirildiğini ifade etti.

Sidar, iklim riskine karşı atılması gereken adımların başında tarımsal sulamada modernizasyonun hızlandırılması gerektiğini söyledi. Üretim planlarının su varlığıyla uyumlu şekilde kurgulanmasının önemine işaret eden Sidar, üretici ile sanayici arasındaki tedarik zincirinde riskin daha dengeli paylaşıldığı, veriye dayalı ve kayıpları en başta azaltan modellerin güçlendirilmesi gerektiğini dile getirdi. Sanayi tarafında ise su ayak izi ölçümlerinin yaygınlaştırılması, geri kazanım uygulamalarının artırılması ve düzenli iyileştirmeye dayalı yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini belirterek, suyu verimli yönetmenin gıdanın geleceğini korumak anlamına geldiğini sözlerine ekledi.

İSTANBUL (UHA) - HAYRİYE OKAR

EKONOMİ