IESP SOP SOSYAL ETKİ ANALİZİ VE KAPANIŞ KONFERANSI ANKARA'DA YAPILDI

T.C.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Avrupa Birliği diğer aday ülkelere hangi kriterleri uyguluyorsa, ortak kriterler neyse, Türkiye ile ilgili ortaya koyması gereken kriterler de aynıdır.

IESP SOP SOSYAL ETKİ ANALİZİ VE KAPANIŞ KONFERANSI ANKARA'DA YAPILDI

Avrupa Birligi ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından finansa edilen projelerden IESP SOP Sosyal Etki Analizi ve Kapanış Konferansı 18 Haziran 2026 günü saat 11:00 de Ankara'da bulunan JW Marriott Hotel'de gerçekleştirildi. 

Konferansa T.C.Cumhurbaşkanı   Yardımcısı Cevdet Yılmaz,T.C.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof.Dr.Vedat Işıkhan,Avrupa Birliği Delegasyonu Başkan Yardımcısı, T.C.Dışisleri Bakan Yardımcısı Mehmet Kemal Bozay,bürokratlar ve proje paydaşları katıldılar. 

Kapanış konferansı programında konuşan T.C.Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz konuşmasında şunları söyledi. 

Hem güvenlik, hem de rekabet açısından Avrupa Birliği-Türkiye iliskilerinin öneminin çok yükseldiği günlerden geçiyoruz. Güvenlikten,,enerjiye, göçten ticarete kadar Türkiye ile Avrupa Birliği arasında çok daha güçlü, cik daha etkin bir işbirliğine ihtiyacımız var. Bunun Avrupa 'nın güvenliği, enerji arzı, rekabet gücü ve bölgesel istikrarı bakımından Türkiye'nin taşıdığı stratejik değer çok daha net bir şekilde ortaya çıkmış durumdadır. Aynı şekilde Avrupa Birliği ile geliştirilen yapıcı ve sonuç odaklı ilişkilerin ülkemize sağlayacağı katkı da açıktır. Bu nedenle Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin ortak değerler, karşılıklı yarar,diyalog ve işbirliği temelinde ve uzun vadeli bir perspektifle ele alınması gerektiğine inanıyoruz. 

İki Avrupa vardır. Birincisi İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulmuş, barışı temin eden uzun bir barış imkanı sağlayan,giderek refahı  da arttıran bir Avrupa.İkincisi menfaatlerin ortak çıkarların önüne geçtiği, dışlayıcılığın önde olduğu, yabancı düşmanlığının on planda olduğu bir Avrupa. İkincisi ne Avrupa için iyi birşey ,ne de bizim girmek istediğimiz bir Avrupa'dır. 

Avrupa Birliği diğer aday ülkelere hangi kriterleri uyguluyorsa, ortak kriterler neyse, Türkiye ile ilgili ortaya koyması gereken kriterler de aynıdır. Fasıllar maalesef farklı değerlendirmeler nedeniyle açılmadı. Bir  taraftanda Avrupa parlamentosunda tartışmalar görüyoruz.Yapılması gereken çok basit ve net bir durumdur. Fasıllar açılır, müktesebat ile Türkiye'nin uygulamaları, mevzuatı edilir, farklılıklar tespit edilir, sonra da bunların nasıl giderileceğine ilişkin ortak çalışmalar yapılır.Bu temel süreci işletmek yerine, bunu kapak tutup bambaşka bir atmosferde bu süreçleri yönetmeye çalışmanın hiç kimseye fayda sağlamadığının altını çizmek isterim.Avrupa Birliği kendi ölçülerini ve süreçlerini işletmelidir diye inanıyoruz. 

Vize kolaylığı önemli bir başlık. Özellikle sosyal açıdan çok önemli. Vatandaşlarımızın vize kolaylığı konusunda yaşadığı sıkıntılara ilişkin şikayetler, biz siyasetçilere geliyor. Siz de duyuyorsunuz. O nedenle biz bu konularda mutlaka bir adım atılması gerektiğine inanıyoruz. 

Türkiye ne yaparsa yapsın, hangi objektif şartları karşılarsa karşılasın, Avrupa 'daki siyasi ortamın bu ilerlemelere izin vermeyeceği yönünde maalesef zaman zaman bir atmosfer görüyoruz. Bunu hep birlikte kırmalıyız.Bu doğru birşey değil. 

Diyalog önemli. Akademisyenler, siyasetciler, işadamlarının yapacağı diyalog çok önemli. 

75 ilde 1200',ün üzerinde proje uygulanmış ve 1 300 000'den fazla vatandaşa doğrudan ulaşılmış. Bugün kapanışını yaptığımız teknik destek projesini de bu tecrübenin değerlendirilmesi ve geleceğe taşınması bakımından son derece yararlı görüyorum. Bu etkinin sadece Avrupa Birliği projelerinde değil,tüm projelerimizde olası gerektiğine inanıyorum. Etkileri ne kadar iyi değerlendirirsek,geçmişte yapılanları be kadar analiz edersek, gelecekte de o kadar güçlü ve doğru şekilde projeler hayata geçiririz. 

Konuşmalardan sonra program panellerle devam etti.Gün sonunda da toplu fotoğraf çekimi yapılarak konferans programı sona erdirildi. 

 

ANKARA (UHA) - NECDET CÖMERT

EKONOMİ